Ölümün Eşiğinde
Türkiye’de Bir Baba İçin Hayat Kurtaran Müdahale

Her 4 Şubat’ta Dünya Kanser Günü bize şunu hatırlatır: Kanser bir ölüm hükmü değildir.

Her yıl 4 Şubat’ta Dünya Kanser Günü, erken teşhis, doğru bilgi ve zamanında tedaviye erişimin kanseri yenmekte ne kadar hayati olduğunu bizlere hatırlatır.

Yoksulluk içinde yaşayanlar, yerinden edilenler veya yasal statüsü olmayanlar için kanser, çoğu zaman sessiz bir katile dönüşür — tedavi edilemediği için değil, zamanında sağlık sistemine erişemedikleri için.

Hayrullah, dört çocuk babası 35 yaşında bir Afganistanlı. Afganistan’ın kuzeyindeki Faryab kentinde yaşayan Hayrullah ve ailesi, Taliban’ın ülke genelinde ilerlemesiyle birlikte ülkelerini terk etmek zorunda kaldı ve 2019’da Türkiye’ye ulaştı.

Taliban gelene kadar Afganistan’da sıradan bir hayatım vardı,” diyor Hayrullah. “Bir evim vardı, bir arabam vardı. Aileme bakabiliyordum. Hepsini satmak zorunda kaldım. Her şeyimi kaybettim ve Türkiye’ye kaçmaya karar verdim.”

2018 yılında Afganistan’da şiddetli mide ağrısı şikâyetiyle doktora başvurduğunda, Hayrullah’ın böbreğinde 15 santimetrelik bir tümör tespit edildi. Tedaviye başlamasına rağmen, ne mali gücü vardı ne de ameliyat olabileceği uygun sağlık hizmetlerine erişimi.

Sağlığı her geçen gün kötüleşirken, Taliban’ın ilerleyişi Hayrullah ve ailesi için artık hayatta kalma mücadelesini kaçınılmaz hale getirdi

AİLENİN HAYATI SÖZ KONUSUYSA HER ŞEY DEĞİŞİR

Afganistan’dan başlayan zorlu ve tehlikeli yolculuğun ardından Hayrullah ve ailesi İstanbul’a yerleşti. Hayrullah, bir deri imalathanesinde çalışmaya başladı. Ancak kayıtsız bir göçmen olarak oturma ve çalışma izni ile sosyal güvenceden yoksundu; ağır ve güvencesiz koşullarda çalışıyordu. Temel haklara erişimi olmadığı için, tümörü büyümeye devam etmesine rağmen sağlık hizmetlerinden yararlanamıyordu.

2022 yılında Hayrullah, başka bir dernek aracılığıyla DDD (Dünya Doktorları Derneği) ile tanıştı. DDD’nin sağlık danışmanı, Farsça tercümanı ve vaka çalışanı başvuruyu değerlendirdi ve tümörün acilen ameliyatla alınması gerektiğine karar verildi.

Ancak düzensiz göçmen statüsü nedeniyle, hayat kurtarıcı ameliyat kamu sistemi içinde ücretsiz olarak gerçekleştirilemiyordu; diğer sivil toplum kuruluşlarının da bu durumda doğrudan müdahale yetkisi yoktu. Bunun üzerine DDD, özel bir hastane ile görüşerek tedavi masraflarını üstlendi. Dr. Hatipoğlu, Hayrullah’ı 7 saat süren zorlu bir ameliyatla hayata bağladı.

Tümörün boyutu nedeniyle Hayrullah’ın hayatının ciddi tehlike altında olduğunu gördüğümüzde, DDD hızla ameliyata onay verdi ve tüm masrafları karşıladı.”

EĞER HAYRULLAH BU AMELİYATI OLAMASAYDI BİR AY İÇİNDE HAYATINI KAYBEDECEKTİ — DR. HATİPOĞLU. YAKLAŞIK İKİ BUÇUK KİLO AĞIRLIĞINDA BİR TÜMÖRÜ ÇIKARDIK,” DİYOR DR. HATİPOĞLU. TÜMÖR KARACİĞERE, BAĞIRSAKLARA VE DİĞER ORGANLARA YAYILMAYA BAŞLAMIŞTI. BUNLARIN HEPSİNİ TEK TEK AYIRARAK ÇIKARDIK.

Gözyaşları içinde konuşan Hayrullah ise şunları söylüyor:

Dört çocuğumun yetim kalmasından çok korktum. Onlara kim bakacaktı? Param yoktu; bu ekonomik şartlarda böyle bir ameliyatı nasıl karşılayabilirdim? DDD masrafları üstlendi ve hayatımı kurtardı.”

Hayrullah’ın hikâyesi bize şunu gösteriyor:
Erken teşhis fark yaratır.
Bilgiye erişim hayat kurtarır.
Ve bakımın önündeki engeller kaldırıldığında, hiçbir hayat kaderine terk edilmek zorunda değildir.

DDD, milliyet, yaş veya cinsiyet ayrımı yapmaksızın yoksul ve dezavantajlı bireylerin sağlık bilgisine ve sağlık hizmetlerine erişimini desteklemeye devam ediyor.

Kanserle mücadelede hiç kimse geride bırakılmamalı.